Soğuk algınlığı seyir defteri
Belli etmiyorum ama, günlerdir ev paspası gibi sürünüyorum… SoÄŸuk algınlığı fena vurdu ısrarla grip demiyorum. Grip dersem sanki iÅŸ uzayacak… Süt çorbası, tarhana çorbası, ıhlamur, adaçayı, narenciye suları ki boÄŸazımdaki gıcığı tetikliyor tüketmediÄŸim ılık sıvı kalmadı.
Dört beÅŸ gündür ev hapsindeyim, 3 makale, 33 e-posta, sayısız Face mesajı yazdım, bana gelenleri yanıtladım ve gönderilmiÅŸ yazıları okudum. Alışmışım sokaÄŸa çıkıp denizin nemiyle buluÅŸmaya, Küçükdeniz sahilini görmeyeli asırlar oldu sanki… SeyretmediÄŸim dizi film, reklam, hayvanlar ve denizler alemi, tohumcular, GDO’cular, bütün çevreci aktivistler, hızlı soÄŸan doÄŸrayıp tavaya parende attıran usta ÅŸefler derken, e2’ TV de bir diziye takıldım ‘Umutsuz Evkadınları’ / 'Desperate Housewives.’
Tanrım! Yoksa ben de umutsuz bir ev kadını tribine mi kapıldım? Hah hah, adına bakıp da dizideki kadınları umutsuz ve mutsuz olduğunu sanmayın, öyle cazgırlar ki enerjilerine kapılıp son üç gündür öğle saatlerimi onlara vakfediyorum.
Dinlenirken bile boÅŸ duramam ya, belki iÅŸinize yarayabilir umuduyla size müthiÅŸ buluÅŸumu anlatayım diyorum. Eminim biliyorsunuz ve eminim birileri pek çok çeÅŸidini yapıyor, olsun… Ben bu soÄŸuk algınlığım dönemimde yeniden keÅŸfettim iÅŸte! Oysa ki 20-25 yıl önce rejim yaptığım dönemlerde hazırlayıp buzdolabına koyardım, canım tatlımsı bir ÅŸeyler isteyince serin serin atıştırırdım.
Bu defa içimin sesini dinleyerek kavanozlarımın kapaklarını açmaya başladım; kalem tarçın, kakule, yumru zencefil, karanfil tanelerinden birer ikişer adet alıp biraz sudan geçirerek, içme suyu koyduğum tencereye atıp oturttum ateşe. Ayrıca, kuru kayısı ve incir, iki elma ve birer ayva, armudu da doğrayıp ilave ettim. Elmayı kabuğuyla koydum ki kanser önleyici 'triterpenoids' maddesini ıskalamış olmayayım! Kuru üzüm ve erik kurusu da koymak isterdim fakat kavanozları boşalmış farkında değilim.
Bu meyve baharat karışımını kısık ateşte yarım saate yakın kapağını kapatarak kaynattım. Yine yarım saate yakın buharıyla demlenen kompostoya benzeyen bu şifalı karışımı, bir kaseye koyup ılık ılık kaşıkladım. Ben hiç şeker ya da başka bir tatlandırıcı koymadım içine, doğal tadı yeterli ve gayet hoş. Şifalandığım kesin. Bana iyi geldi. Umarım gereksinim duymazsınız ama şiddetle tavsiye ediyorum.
Dört beÅŸ gündür ev hapsindeyim, 3 makale, 33 e-posta, sayısız Face mesajı yazdım, bana gelenleri yanıtladım ve gönderilmiÅŸ yazıları okudum. Alışmışım sokaÄŸa çıkıp denizin nemiyle buluÅŸmaya, Küçükdeniz sahilini görmeyeli asırlar oldu sanki… SeyretmediÄŸim dizi film, reklam, hayvanlar ve denizler alemi, tohumcular, GDO’cular, bütün çevreci aktivistler, hızlı soÄŸan doÄŸrayıp tavaya parende attıran usta ÅŸefler derken, e2’ TV de bir diziye takıldım ‘Umutsuz Evkadınları’ / 'Desperate Housewives.’
Tanrım! Yoksa ben de umutsuz bir ev kadını tribine mi kapıldım? Hah hah, adına bakıp da dizideki kadınları umutsuz ve mutsuz olduğunu sanmayın, öyle cazgırlar ki enerjilerine kapılıp son üç gündür öğle saatlerimi onlara vakfediyorum.
Dinlenirken bile boÅŸ duramam ya, belki iÅŸinize yarayabilir umuduyla size müthiÅŸ buluÅŸumu anlatayım diyorum. Eminim biliyorsunuz ve eminim birileri pek çok çeÅŸidini yapıyor, olsun… Ben bu soÄŸuk algınlığım dönemimde yeniden keÅŸfettim iÅŸte! Oysa ki 20-25 yıl önce rejim yaptığım dönemlerde hazırlayıp buzdolabına koyardım, canım tatlımsı bir ÅŸeyler isteyince serin serin atıştırırdım.
Bu defa içimin sesini dinleyerek kavanozlarımın kapaklarını açmaya başladım; kalem tarçın, kakule, yumru zencefil, karanfil tanelerinden birer ikişer adet alıp biraz sudan geçirerek, içme suyu koyduğum tencereye atıp oturttum ateşe. Ayrıca, kuru kayısı ve incir, iki elma ve birer ayva, armudu da doğrayıp ilave ettim. Elmayı kabuğuyla koydum ki kanser önleyici 'triterpenoids' maddesini ıskalamış olmayayım! Kuru üzüm ve erik kurusu da koymak isterdim fakat kavanozları boşalmış farkında değilim.
Bu meyve baharat karışımını kısık ateşte yarım saate yakın kapağını kapatarak kaynattım. Yine yarım saate yakın buharıyla demlenen kompostoya benzeyen bu şifalı karışımı, bir kaseye koyup ılık ılık kaşıkladım. Ben hiç şeker ya da başka bir tatlandırıcı koymadım içine, doğal tadı yeterli ve gayet hoş. Şifalandığım kesin. Bana iyi geldi. Umarım gereksinim duymazsınız ama şiddetle tavsiye ediyorum.
Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN
