Bir Golden'la Yaşamak - Aşçı Fok / Nurdan Çakır Tezgin
Paylaş
Bir Golden'la Yaşamak
Tülin Annesine
Yazıp bir kenara koymuşum paylaşayım dedim, yarın geç olabilir!
Sabahları henüz afyonum patlamadan ve de yüzümde gülücükler oluşmadan bütün suratsızlığıma rağmen, beni gördüğüne çılgıncasına sevinen yegane yaratıktır o. (Konumuz hayvanlar olduğu için, insanlar ve en önemlisi hayatınızın aşkı konu dışıdır diye de bir parantez açayım da, kaş yaparken gözden olmayayım!)
Her koşulda sevgi dolu, her koşulda huzur veren, sevimli, sıcacık bir tüylü battaniyedir o. Dört ayaklı, ponpon kuyruklu, üç kara düğmeyi andıran gözleri ve burnuyla ailemizin pek de söze dökülmeyen pozitif enerji kaynağıdır köpeğimiz Reis.
Değişik ırklarda farklı cins köpeklerim oldu ama Golden'lar gibi sahibiyle derin iletişim kuranını görmedim. Gözleriyle, kulaklarıyla konuşur, kaşlarını oynatır, başını eğer iki yana ve aşağı yukarı sallayıp "ne dedin anlayamadım bir daha söyle" der sanki.
Bir Golden'la yaşamak demek onu ailenin bir ferdi olarak algılamak demek oluyor. Hoş hangi köpek için bu böyle değildir ki! Pembe dilli postaki, ponpon kuyruk, üç kara düğme suratlı, merhamet surat, yumuşak kulak, ooo öyle çok ismi vardır ki bizim Reis'in.
Sahibini mutlu etmeye adeta yemin etmiş tüylü bir sevgi yumağıdır o. Yürüyen tüy yumağı, koşan tüy deposu. Dört ayaklı sevgi rüzgarı...
Onu ifade eden bir isim koymak isterdim, olmadı!
Bir Golden'ınız varsa bilirsiniz ki karnını doyurmuş olmanın iç huzurunu size yaşatmaz çünkü; verdiğiniz her şeyi büyük bir iştahla yer. Ağzınız kımıldadığı an vicdan terazinizin bir kefesi onun sevimli patisi ve mühür karası merhamet bakışlı gözlerinin hapsindedir... Hayvanınızı seviyorsanız onun yediği kadarını değil, yemesi gerektiği kadarını vermelisiniz. Biz bu konuda çok komiğiz; Kendimize yaptıramadığımız kilo kontrolünü köpeğimizde uygulamak gibi bir yeteneğimiz var!
Bir adet tavuğun boyun, kanat, deri ve kemiklerini havuç, soğan, kabak gibi sebzelerle kaynatıp üzerine birer avuç bulgur, makarna, mercimeği de koyup kaynatıyorum. Bu yemeğin içine bazen yaş maya ve yumurta da koyuyorum. Yaş maya ve bulgur köpeğimizin tüyleri için gerekli. Yoğurt ve peynir sularını da hiç atmam ben, onun yemeğinin içine dökerim. Yine yemeklerden artan bütün artıkları ve yağları da çöpe değil, Reis'in yemeğine koyarım.
Yemek pişiremediğim günlerde kuru mamaya müracaat ediyoruz. Bu pek az gerçekleşiyor ama kuru mamayı biraz ödül gibi algıladığı için hoşuna gittiğini biliyorum. Ah tabi ödül kemiklerimiz daima elimizin altındadır. Ne zaman ona haksızlık yaptığımızı düşünsem hemen bir ödül kemiği uzatırım en şirin halimle. Her gün bir adet hakkıdır onun.
Reis'in anladığı ve beden diliyle cevap verdiği sözcükleri sıralamak istiyorum:
Gel
Otur
Bekle
Koş
Bana bak
Buraya gel
Tasını getir
Baba nerede?
Anne nerede?
Topunu getir
Tarağını getir
Yemeğini ye
Mama
Acıktın mı?
Kulübene git
Önümden çekil
Kim geldi?
Kim var orada?
Neler oluyor?
Onu bana getir
Gel su iç
Gel yıkanalım
Arkadaşın nerede?
Neredesin sen bakiim?
Hayır
Aferin
Kim yaptı bunu?
Ne yaptın sen?
Ver patini
Kulübenden çıkma
Yerlere çamurlu patilerinle basma
Sakın bunu elleme
Tamam
Hadi gidelim
Neredesin?
Yavaş
Yürü
Yanımdan yürü
Dur
Canım oğlum
Yerim ben seni
Hoşçakal
Reis'in doğum günü 21 Haziran Tülin Annesi. Sevgiler hepimizin...
Duygu ve görüşlerinizi mektup, yorum yazarak benimle ve herkesle de paylaştığınız için teşekkürler. En iyi sonuçlar yaşanarak öğreniliyor. Haklısısınız, tavuk kemiği konusunda bir problem yaşamadık hiç diye olmayacak anlamına gelmemeli bu. Biz eşimle kilolu insanlarız, egzersiz ve diyet konusunda hep sınıfta kaldığımızdan diyeti köpeğimize uygulamak gibi bir başarımız var. ( Yağ ve yemek artıklarımızı verme nedenim; onun yemeğine hiç yağ koymadığımdandır)
Bir de vejetaryenlik olunca ister istemez hayvanımız bundan nasipleniyor. Büyük hayvan kemiği veremiyoruz pek. Eş dost kaynatıp getirirse ne ala, yoksa yok! Koyun kemiği konusunda iki kez problem yaşadık, 8 - 10 santim civarında bir koyun kemiği boğazına takılı kaldı, ne ileri ne geri. Bereket Reis iyi huylu bir köpek ve hemen konuşup okşayarak ağzını açıp, elimi gırtlağına sokup kemiği çıkardım. O kadar hassas ki, problemini çözeceğimi biliyor ve ne yapsam güveniyor, terslik çıkarmıyor. Aç ağzını bekle deyince öylece bekliyor hayret bir şey! Tabi sürekli konuşuyordum onunla sevgi sözcüklerini öyle güzel alıyor ki...
Eşim bunu asla yapamazdı, veterinere gidelim demişti. Bu yaşadığımız kemik olayına bir yazım içinde değinmek isterim aslında bir gün. Beki aynı problemi yaşayanlar olur da faydalanır. Hayvanınız garip sesler çıkarıyor ve başını sürekli sallıyor kemiği çıkarmak için. Tabi anlayıp problemi çözmek için hayvanı iyice kontrol etmek gerekiyor, ağzı dili yok ki...
Reis ve köpekler söz konusu olunca sayfalarca yazabilirim, yazılacak öyle çok şey var ki... Sizinkinin adı ne, kaç yaşında?
Sevgilerimle
Nurdan
Yorum yazan : Bahar Erdensoy
Tarih : 05.04.2010
Merhaba,
Reis ile ilginiz yazınız çok güzel.Bir golden sahibi olarak yazdıklarınızı çok iyi biliyorum.Doğrusu zaman zaman gülümsemekten kendimi alamadım..Bu arada size nacizane bir uyarım olacak yanlış anlamazsınız umarım.Tavuk kemiği köpekler için çok zararlı.Belki uzun zaman birşey yapmamıştır ama bir gün yapmayacağı anlamına gelmez.Tavuk kemiği köpeğinizin barsaklarını delebilir ve onun Allah korusun ölümüne neden olabilir.İnternette de araştırabilirsiniz.Birde mümkün olduğunca kendi yemek artıklarınızdan ve özellikle yağlardan onu sakının.Karaciğerinde büyük hasarlara neden olabilir.Beni umarım yanlış anlamadınız.Yazmadan edemedim.Çünkü benimde bir köpeğim var ve ona duyulan sevginin büyüklüğünü biliyorum.Onlara birşey olsun istemeyiz.Reis e sizinle birlikte uzun ve sağlıklı bir ömür dilerim!!:)
Sevgiler
Bahar
Evde iyi yemekler yemesine, ona çok güzel sofralar hazırlayan bir hizmetçisi ve yemek davetleri verebileceği geniş bir yemek salonu olmasına karşın Proust sürekli dışarıda yemek yer, eğlence için Ritz'e gider. Orada arkadaşlarına gösterişli yemekler ısmarlar, yüzde iki yüz servis ücreti bırakır, kristal kadehlerden şampanya içerdi.