Zeytinyağı Kurmaylarına Mektup
Merhaba Zeytin Dostları,
Zeytin ve Zeytinyağının, her ne kadar tadım-lezzet-doyum üçlemesiyle ilgileniyor olsam da, bazı yazışmalar hakkındaki sorularımı dillendirmek durumundayım. Aslında sorulacak soru çok fakat, zaman içinde yanıtların kendiliğinden geleceğini düşünüyorum.
Kısaca değinmem gerekirse; Türkiyede bunca üretici ve tedarikçi varken (yazışma ve dökumanlardan edindiğim üzre) büyük market raflarında niçin pek az zeytinyağı markası görülmekte? (Market isimleri reklama girmez umarım!) Kipa, Carfour, Tansaş, Migros reyonlarındaki zeytinyağ çeşitlerinin azlığını, zeytin dostlarını okumaya başladıktan sonra sorgulamaya başladım dersem yanlış olmaz.
Zeytin ve üzüm tarihsel boyutta birbirine çok benzer iki kutsal mirastır insanlığa. Üzümden üretilen şarap ve türevlerinin çeşitlerine dikkat ediyor musunuz büyük marketlerde? Her yöre ve kaliteden şarap bulabilmek mümkün raflarda. Şarapta, üretilen üzümün adı, yöresi, bağı ve ayrıca kupaj ise çeşitleri tek tek belirtilir. Üzümün cinsi, üretici firmadan daha önemli sayılır şarapçılıkta.
Siz zeytinyağı uzmanı dostlar, zeytinyağında da bu mümkün olabilir mi?
Örneğin; "Edremit (Tahtakuşlar, Güre) ve Gömeç zeytinlerinin bileşiminden" türü bir etiketleme...
veya "Milas %30, Söke %70 zeytinlerinden... vs"
"Klozamenai'nin rüzgarlı ve tuzlu topraklarının zeytinlerinden...vs" etiketiyle
veya Filanca marka firmanın/kişinin, özel butik bağının 2007 hasatının bilmem kaç şişelik özel üretimidir... vs. / (numaralanmış şişelerde),
Bu tür ayrım ve kendi içinde ihtisaslaşmaya gidilirse, belki fiyatın sorgulaması da kalkar ortadan. (Görünen o ki, zeytinyağ uzmanlığı ve bilimi apayrı özel bir alan.)
Kalitenin ve ücret belirleyicisinin bizzat tüketicinin kendisi olması gayet doğaldır. Ben mutfağımda ve tadım enstelasyonlarımda tek tip zeytinyağ kullanmam, tek bir üreticiye de bağımlı kalmam, damağımı farklı yörelerde gezdirmeyi, konuklarıma dostlarıma farklı lezzetleri duyurup tattırmayı severim.
Günümüzde tüketici her geçen gün bilinçlenmekte, bilinçli tüketici etiket okumakta, etiketin üzerinde yazılandan yola çıkarak hakkını arama yoluna gitmekte... Ben şuna inanırım; severek, iyi olması için yapılan her üretim iyi sonuçlar doğurur. "Kazan kazan" metodunun aslı budur.
Sözün özü; İnsan sağlığına zararlı üretim (zeytinyağının besin değerini koruyarak) yapılmaması koşuluyla tüketiciye sunulan her tür üretim ve ücret politikasının alıcısı vardır ve yaşadıkça varolacaktır. Lezzet faktörü ve ekstrem beğeni nasılsa zeytinyağı gibi üste çıkacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın dostlar.
Kutsal zeytin ağacının bereketi tüm dostların üzerine olsun...
Â
Â
Â
Â
Zeytin ve Zeytinyağının, her ne kadar tadım-lezzet-doyum üçlemesiyle ilgileniyor olsam da, bazı yazışmalar hakkındaki sorularımı dillendirmek durumundayım. Aslında sorulacak soru çok fakat, zaman içinde yanıtların kendiliğinden geleceğini düşünüyorum.
Kısaca değinmem gerekirse; Türkiyede bunca üretici ve tedarikçi varken (yazışma ve dökumanlardan edindiğim üzre) büyük market raflarında niçin pek az zeytinyağı markası görülmekte? (Market isimleri reklama girmez umarım!) Kipa, Carfour, Tansaş, Migros reyonlarındaki zeytinyağ çeşitlerinin azlığını, zeytin dostlarını okumaya başladıktan sonra sorgulamaya başladım dersem yanlış olmaz.
Zeytin ve üzüm tarihsel boyutta birbirine çok benzer iki kutsal mirastır insanlığa. Üzümden üretilen şarap ve türevlerinin çeşitlerine dikkat ediyor musunuz büyük marketlerde? Her yöre ve kaliteden şarap bulabilmek mümkün raflarda. Şarapta, üretilen üzümün adı, yöresi, bağı ve ayrıca kupaj ise çeşitleri tek tek belirtilir. Üzümün cinsi, üretici firmadan daha önemli sayılır şarapçılıkta.
Siz zeytinyağı uzmanı dostlar, zeytinyağında da bu mümkün olabilir mi?
Örneğin; "Edremit (Tahtakuşlar, Güre) ve Gömeç zeytinlerinin bileşiminden" türü bir etiketleme...
veya "Milas %30, Söke %70 zeytinlerinden... vs"
"Klozamenai'nin rüzgarlı ve tuzlu topraklarının zeytinlerinden...vs" etiketiyle
veya Filanca marka firmanın/kişinin, özel butik bağının 2007 hasatının bilmem kaç şişelik özel üretimidir... vs. / (numaralanmış şişelerde),
Bu tür ayrım ve kendi içinde ihtisaslaşmaya gidilirse, belki fiyatın sorgulaması da kalkar ortadan. (Görünen o ki, zeytinyağ uzmanlığı ve bilimi apayrı özel bir alan.)
Kalitenin ve ücret belirleyicisinin bizzat tüketicinin kendisi olması gayet doğaldır. Ben mutfağımda ve tadım enstelasyonlarımda tek tip zeytinyağ kullanmam, tek bir üreticiye de bağımlı kalmam, damağımı farklı yörelerde gezdirmeyi, konuklarıma dostlarıma farklı lezzetleri duyurup tattırmayı severim.
Günümüzde tüketici her geçen gün bilinçlenmekte, bilinçli tüketici etiket okumakta, etiketin üzerinde yazılandan yola çıkarak hakkını arama yoluna gitmekte... Ben şuna inanırım; severek, iyi olması için yapılan her üretim iyi sonuçlar doğurur. "Kazan kazan" metodunun aslı budur.
Sözün özü; İnsan sağlığına zararlı üretim (zeytinyağının besin değerini koruyarak) yapılmaması koşuluyla tüketiciye sunulan her tür üretim ve ücret politikasının alıcısı vardır ve yaşadıkça varolacaktır. Lezzet faktörü ve ekstrem beğeni nasılsa zeytinyağı gibi üste çıkacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın dostlar.
Kutsal zeytin ağacının bereketi tüm dostların üzerine olsun...
Â
Â
Â
Â
Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN
